“Nasıl oluyor da bu bunaltıcı, tatsız, beklendiğinin veya vaaedilenin aksine keyifsizlikle sonuçlanan davranışları tekrarlıyoruz? Yavan jouissance’ın pek de gösterişli olmayan büyüsüne kapılmak tekrar tekrar düştüğümüz bir çukur. Bununla ilgili olarak birçoklarının psikanalitik terimler ile toplumsal yaşam arasında kurduğu analoji yanlış olmasa da eksik kalmayı sürdürüyor. Elbette öznedeki eksikliğe dikiş atmak için piyasaya sürülen veya piyasada bulunmasında beis görülmeyen çeşitli metalar (gayretkeş düzeltoterapist hizmetleri, sosyal medya kullanımı, fast food, lüks tüketim vb.) toplumsal yaşam için birer semptom görüngüsü olarak değerlendirilebilir.” – Proleter Semptom – Ali Eren Ataş
“Okurlar Freud’un metinlerine kapitalizm eleştirisi bulmak amacıyla baktıklarında çoğunlukla tatminsiz kalırlar. Kapitalizmden ismiyle nadiren bahsedilir ve zarar verici özelliklerine yalnızca birkaç açık pasajda değinilir. Freud belirli tarihsel koşulların ötesinde, öznel veya toplumsal fark etmeksizin sadece genel simgesel mekanizmaları hedef aldığı izlenimini yaratan, daha nötr bir tınısı olan kültür terimini tercih eder. Bu anlamda Freud, bilinçdışının zaman tanımadığı teziyle uyumlu hareket etmektedir. Tarihsel anlayışın bu bariz yokluğu bizi eninde sonunda bilinçdışının kapitalist kültürlerin tesisi ve işleyişine özgü koşullara karşı bağışık olduğuna inandırabilir.” – Kapitalizmin eleştirisine psikanalitik katkı – Samo Tomšič, çev. Ali Eren Ataş.
“Kaygıyı bir “beyin bozukluğu” olarak görmenin abesliği bir tarafa, bu yaklaşımın mantığı döngüseldir. Sorunu çerçeveleyen, insanın değerinin ekonomik üretkenlikle eşitlenmesi olabilir. İnsanlar pazardaki enerji birimleriyle gitgide daha çok özdeşleştikçe toplumun onlara dayattığı üretkenlik ve verimlilik değerlerini reddederek hasta olmaları çok mu şaşırtıcı?” – Yeni kaygı çağından yakınmak yerine ona kulak verin – Darian Leader, çev. Ali Eren Ataş
